Irak, DEAŞ Tehdidi Nedeniyle ABD Askeri Danışmanlarını Tutuyor

Irak Başbakanı Muhammed Şii es-Sudani, Bağdat ve Washington arasında daha önce varılan anlaşmaya rağmen, ABD’li askeri danışmanlardan oluşan küçük bir birliğin ülkede kalacağını duyurdu. Bu karar, komşu Suriye’deki IŞİD’e (DEAŞ) karşı mücadele eden ABD güçleriyle koordinasyonu sürdürme ihtiyacından kaynaklanıyor. Geçen yıl yapılan anlaşma, IŞİD’e karşı mücadele eden ABD öncülüğündeki koalisyonun bu eylül ayına kadar Irak’taki operasyonlarını sonlandırmasını ve ABD güçlerinin bazı üslerden çekilmesini öngörüyordu.

Stratejik Konumlar ve Çekilmenin Ertelenmesi

Başbakan Sudani, Bağdat’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD askeri danışmanlarının ve destek personelinin şu anda Irak’ın batısındaki Ayn el-Esed hava üssü, Bağdat havaalanına bitişik bir üs ve kuzeydeki el-Harir hava üssünde konuşlu olduğunu belirtti.

Başlangıçta ABD güçlerinin Ayn el-Esad’dan tamamen çekilmesi planlansa da, Sudani, Suriye’deki beklenmedik gelişmelerin bu planı değiştirdiğini kaydetti. Artık Ayn el-Esad üssünde, özellikle Suriye’deki El-Tanf üssüyle gözetleme ve IŞİD’e karşı koordinasyon sağlamak amacıyla 250 ila 350 danışman ve güvenlik personelinden oluşan “küçük bir birliğin” bulundurulması gerekiyor. Diğer ABD üslerinde ise personel ve operasyonlarda kademeli azalmaların sürdüğü ifade edildi.

Bölgesel Riskler ve IŞİD Tehdidi

ABD birliklerinin Irak’taki varlığının devam etme ihtiyacının bir diğer nedeni de bölgesel güvenlik endişeleri. Eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın isyancıların saldırısıyla devrilmesinin ardından, Irak’ta IŞİD’in Suriye’de ortaya çıkan güvenlik boşluğundan ve terk edilen eski Suriye ordusu silahlarından faydalanarak yeniden canlanma olasılığı ortaya çıkmıştı. Ancak Sudani, IŞİD’in artık Irak içinde önemli bir tehdit oluşturmadığını savundu.

Irak’ın Denge Politikası ve İran’la İlişkiler

Başbakan Sudani, ülkesinin ABD ve komşusu İran’la ilişkilerinde dengeyi koruma ve bölgesel çatışmalara çekilmekten kaçınma politikasını sürdüreceğini vurguladı. “Irak’ı her şeyden önce tutuyoruz ve kimsenin vekili olmak istemiyoruz,” diyen Sudani, Irak’ın çatışmaların yaşandığı bir savaş alanı olmayacağını kararlılıkla ifade etti.

Sudani aynı zamanda ABD’yi İran’la müzakerelere geri dönmeye çağırdı ve eski Trump yönetiminin İran’ın etkisini sınırlamak için uyguladığı “azami baskı” yaklaşımını “ters etki” olarak nitelendirdi. Başbakan, İran’ın “saygıyla ve doğrudan diyalogla ele alınması gereken önemli ve etkili bir ülke” olduğunu belirtti.

Haşdi Şabi Sorunu ve Silahsızlanma Hedefi

Irak’ta İran destekli milis koalisyonu olan Halk Seferberlik Güçleri (HSG) konusunda Washington ile Bağdat arasında süregelen gerilimler mevcut. HSG, resmen Irak ordusunun kontrolünde olsa da, pratikte özerk bir şekilde hareket edebiliyor. Irak Parlamentosu, ordu ile HSG arasındaki ilişkiyi güçlendirecek bir yasa tasarısını görüşüyor, ancak bu durum Washington’ın itirazlarına neden oluyor.

Sudani, yasa tasarısına doğrudan değinmese de, hükümetinin programının “silahsızlanmayı ve silah taşımanın her türlü gerekçesini ortadan kaldıracak ulusal diyaloğu” içerdiğini söyledi. Başbakan, bütün kesimleri devlet kurumlarına entegre olmaya veya siyasi partiler kurarak seçimlere katılmaya teşvik ettiklerini belirterek, “Siyasi oluşumlara dönüşen silahlı grupların bu seçimlere katılma hakkı anayasaldır,” dedi. Sudani’nin bu açıklamaları, gelecek ayki parlamento seçimleri öncesinde hükümetinin hem uluslararası ilişkilerde dengeyi korumaya hem de içerideki silahlı grupları siyasi hayata entegre etmeye çalıştığını gösteriyor.


Discover more from RaillyNews

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

RayHaber 🇬🇧